Metaverse yeni bir pazarlama aracı olabilir mi?

Metaverse, insanlar için “fijital” (fiziksel ve dijital) bir çözüm vadederken, firmalar için yeni kitlelere ulaşma, markayı gençleştirme, güven ve potansiyel artırma gibi fırsatlar sunuyor. Ancak bunlar için tüm bu süreçlere adapte olabilecek, gelecekte beklenen dijitalleşmenin gerektirdiği yetkinliklere sahip bir ekibinizin olması çok önemli.

 Geçtiğimiz yıl Metaverse üzerinde büyük bir odaklanma yaşandı. Her marka kendi ekosistemi doğrultusunda uyum ve deneyimleme projeleri yaptı. Sınırlı sayıda ürün koleksiyonları üretenlerden tutun da dijital konserlere kadar pek çok aktiviteye imza atıldı. Fakat görünen o ki markalar artık tekrara düşmeye başlıyor.

PAZARLAMANIN GELECEĞİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

Peki, bu karmaşadan nasıl çıkılabilir? Meta demek sadece “eğlence odaklı sanal dünya” demek değil. Bundan dolayı meta veri deposu olma özelliğini ve pazarlama aracı olarak kullanabilmeyi içselleştirmemiz gerekiyor. Metaverse, elimizdeki verilere paralel olarak yapılanmış bir sanal dünya olarak hedeflerine ilerliyor. İnsanların alışveriş yapabileceği, seyahat edebileceği, sosyalleşebileceği ve birbirleriyle etkileşime girebileceği birden fazla çevrim içi alan sunuyor. Amaç, şu anda içinde yaşadığımız dünya için ultra özelliklere sahip alternatif bir dünya oluşturmak.

Metaverse’ün hayatımıza sosyal medya platformları gibi tamamen girmesi birkaç yıl sürebilir. Fortnite, Roblox, Animal Crossing ve Minecraft gibi çevrim içi oyun evrenlerinde Metaverse’e örnek olabilecek adapte çalışmaları görebilirsiniz.

Gelelim bu yazıyı yazmamdaki sebebe: Neden Metaverse’te pazarlama yapmalısınız?

Dijital bağımlılık çağı, tüketici davranışını dönüştürdü. Kısmen de olsa koronavirüs pandemisi nedeniyle daha fazla insan çevrim içi alışveriş yapıyor, çalışıyor, oynuyor ve öğreniyor. Metaverse bizlere “fijital” (fiziksel ve dijital) bir çözüm vadediyor. Metaverse fikri firmalar içinse; yeni kitlelere ulaşma, markayı gençleştirme, güven ve potansiyel artırma gibi fırsatlar sunuyor. Tabi atlanmaması gereken bir nokta konusunda sizleri kendimce uyarmak istiyorum: Tüm bu süreçlere adapte olabilecek, gelecekte beklenen dijitalleşmenin gerektirdiği yetkinliklere sahip bir ekibinizin olması çok önemli. Sürekli kendini geliştiren ve çözüm odaklı bir ekipten veya tedarikçi ilişkisinden bahsetmeden geçmek olmaz. Her bir pazarlama yazısında eksik kalan noktanın ekip ve tedarikçi (ajanslar vs.) ilişkisi olduğunu görüyorum. Belki önümüzdeki zamanlarda bununla ilgili bol bol deneyim içeren bir yazı ile karşınıza çıkabilirim.

Sizler için Metaverse pazarlamasına başlarken yardımcı olabileceğini düşündüğüm bazı püf noktalar hazırladım.

Platformun doğallığını bozmadan markanızı adapte etmeye çalışın: Diyelim ki bir Metaverse ortamında yer almaya karar verdiniz. Platformun getirilerini ve sunduğu deneyimleri bozmadan kullanıcılarla etkileşim kurmalısınız. Oyun tabanlı bir platformu seçtiyseniz o zaman oyunların içerisinde yer alın. Eğer araştırırsanız, Coca-Cola, Samsung veya Volkswagen’in reklamlarının pek çok oyun içerisinde yer aldığını görebilirsiniz. Eğer daha çok etkileşim odaklı bir platformdaysanız projelerinizi deneyim sunmak üzerine planlamalısınız.

 Paralel gerçek hayat pazarlamasını hedefleyin: Bu başlık fütüristik gibi duruyor farkındayım ama değil. Meta veriye geçiş her şeyi farklı şekilde yapmanız gerektiği anlamına gelmiyor. İyi bir başlangıç olarak seçmeniz gereken nokta, gerçek hayatta sunduklarınızı paralel sanal dünyada çoğaltmaktır. Verilebilecek en güzel örnek, mayonez markası Hellmann’s. Gıda israfını azaltma konusundaki kararlığını Animal Crossing’e taşıdı ve böylelikle şirket kendi sanal adasını yarattı. Oyuncularına bu doğrultuda görevler verdi, sonra verilen her bir görev için bağış topladı. Oyunda toplanan tüm gelirleri ise gıda yardım kuruluşu olan FareShare’e 50 bin öğün olarak bağışladı.

 Sanal insanlara satabilecek sanal ürün veya hizmetler oluşturun: İnsanlar bu dünyaya girerken oluşturdukları avatarlarında kişiselleştirmeye değer veriyor. Üzerimize giydiğimiz sanal ceketten ayağımıza giydiğimiz ayakkabımıza kadar bizi olabildiğince yansıtması çok önemli. Haliyle ortaya “avatar ekonomisi” çıkıyor. Sanal kıyafetler, aksesuarlar, danışmanlık… Kendi marka konumunuza göre derinleşin daha neler sunabilirsiniz konusunu şimdiden planlamanızı tavsiye ederim.

 Kendi sanal mekanınızı kurun: Aman, bu söylediğim hemen gidip arsa alalım konusuna dönmesin. Hemen bir Metaverse ortamına girmeden VR ve AR tabanlı olacak şekilde bir başlangıcı düşünebilirsiniz. Kararınız ne olursa olsun, mutlaka bir etkileşim sunması gerektiğini unutmayın. 2024 yılına kadar farklı gelişmeler bizi bekliyor; şu an sadece adapte olmaya devam edin. Kalıcı bir karar vermeyin derim.

 Sürükleyici ve istikrarlı çalışmalar planlayın: Müşteri katılımının en önemli itici güçlerinden biri olan deneyimsel pazarlamanın öneminin hepimiz farkındayız. Araştırmalar gösteriyor ki deneyim oluşturmaya odaklanan markalar, oluşturmayanlara göre yüzde 25 daha fazla marka bağlılığı kazanıyor. İşte bu sebeple deneyim, markamıza karşı bakış açılarını etkileyebilir ve onlarla uzun süreli bağlar oluşturmamıza fırsat sağlar.

Metaverse yatırımlarının 2024 yılına kadar 800 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor. Rekabet her geçen gün artıyor. Dolayısıyla sektörünüzde öncü olmak da bir o kadar önemli. Bu sebeple yeni yıl planlaması yaparken “Metaverse komitesi” kurarak araştırma ve proje havuzu oluşturmanızı tavsiye ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir