Geleceğin becerisi ‘İki Dünyayı İdare Etmek’

Bahşişlerini token, kripto para olarak alan gençlerin olduğu bir dünyada “iki dünyayı idare etmek” yeni becerimiz olacak. Ama mesele sadece beceri sahibi olmak değil. Doğduğumuz toprakların işlerimiz ve hayatlarımız üzerindeki etkisini meta evrenlerle değiştirmek, hayal ettiğimiz mükemmeli yaşamak mümkün olsaydı ne yapardınız?

Facebook’un adını Meta olarak değiştirmesi, arka kapılarda konuşulan Metaverse (meta/öte evren) kavramını da yeniden hortlattı. Aslında kavram oldukça eski, 1980’li yıllardan beri oyunlar, kitaplar, filmler vb. ile konuşuldu. Hatta 2000’lerin başında çıkan Second Life (İkinci Hayat), o dönemin teknolojisine göre bir çeşit meta evrendi. Şimdi ünlü markaların birbiri ardına farklı meta evrenlerdeki faaliyetlerine şahit oluyoruz. Şirketlerin bu faaliyetlerinden öte bireyselleşme, sosyalleşme ve toplumsal roller bakımından da önemli gelişmeler yaşandı. Örneğin, Facebook’un Yardımlaşma Girişimi evsiz bireylere meta evrene girmeleri için cihaz desteği sağlayacağını açıkladı. 2022’nin Eylül ayında artık fiziksel dünyada evsiz olan bireylerin Metaverse’te farklı bir yaşam kurma deneyimlerine şahit olduk. Facebook, “Herkes ikinci bir şansı hak eder” dedi. Şimdi bir grup insan fiziksel dünyada yitirdiklerini ya da asla sahip olamadıklarını, sosyal statülerini meta evrenlerde yeniden kazanıyor. Bir meta evren etkinliğinde sosyalleştiğiniz, samimi olduğunuz bireyin fiziksel dünyada bir evsiz olması sizi rahatsız eder mi?

META EVRENDE DÜĞÜN KUYRUĞU

İlk meta evren düğünü Aralık 2021’de gerçekleştirildi. 2022 yılında Hindistan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar pek çok farklı ülkeden Metaverse düğünleri yapıldığı haberi geldi. Hatta dünya genelinde düğün organizatörlerinin “Metaverse wedding” (meta evren düğünü) paketleri bulunuyor. Fiziksel dünyada “evet” diyen, alyanslarına isim yazdıran çiftler, meta evrenlerde alyanslar yerine NFT’ler ve akıllı kontratları dijital alyansları olarak kullanıyorlar. Düğünler işin eğlenceli tarafı, fiziksel olarak katılamayacak kişiler için evlerinin konforunda meta düğüne katılmak artık bir seçenek. Bu seçenek size neyi, nasıl hissettirecek? Mesela düğününüze fiziksel olarak gelip altın takan kişi ile meta düğününüze gelip token, NFT, kripto para takan (!) kişi, aynı manevi hazzı yaşatır mı? Ya da fiziksel düğününüzü İstanbul’da planlarken, meta düğününüzü Hawai’de yapmayı seçerseniz kim, hangi yaş grubu, hangisine gelmek ister? Hawai’nin meşhur düğün organizatörlerinden biri meta düğün paketini bu senenin Şubat ayında duyurdu, 72 çift bekleme listesinde, üstelik maliyetler o kadar da yüksek değil. Tabi mesele sadece Hawai’de dijital de olsa düğün yapmak değil, fiziksel dünya yerine meta evrende evlenmek ve bu evliliğin yasal olarak geçerli kabul edilmesi.

Tüm bu sorularımın/konularımın uçuk ya da komik gelmesi ihtimaline karşı araştırma firması Gartner’ın bu yılın başında yayınladığı raporda, 2026 yılına kadar haftada en az bir saatimizi meta evrenlerde harcayacağımızı açıkladığını hatırlatmak isterim. Bize ters gelse de çocuklarımızın normalinin bu olabileceğini düşündünüz mü? 2021 yılında Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre 8-18 yaş grubunun yüzde 20’ye yakını meta evrenlere giriş için yeterli ekipmana sahip ve bu oran giderek yükseliyor. Subway’in meta dünyadaki restoranında çalışan, bahşişlerini token, kripto para olarak alan gençlerin olduğu bir dünyada “iki dünyayı idare etmek” yeni becerimiz olacak. Ama mesele sadece beceri sahibi olmak değil. İbn-i Haldun “coğrafya kaderdir” demiş. Doğduğumuz toprakların işlerimiz ve hayatlarımız üzerindeki etkisini meta evrenlerle değiştirmek, hayal ettiğimiz mükemmeli yaşamak mümkün olsaydı ne yapardınız? Sevdiğiniz insanlarla ortak hayalinizde birlikte olmak için ne kadar ileri giderdiniz? Şu an vizyonda olan “Dert Etme Sevgilim” (Dont Wory Darling) filmi tam da bu soruyu sorduruyor ve gelecekte bizi bekleyen toplumsal ve ahlaki ilişkilerimiz bazlı ikilemleri önümüze getiriyor. Ama zaten iyi bir yaşam standardı için ailemizi başka şehirlere, başka ülkelere sürüklemiyor muyuz? Ya mükemmel bir hayat için meta evrene sürüklersek? Çok mu saçma? Aslında değil, insanın sadece ikna edilmeye, cenneti yaşamaya duyduğu ihtiyacı kim inkar edebilir? Amin Maalouf’un Alamut Kalesi Fedaileri kitabında, Hasan Sabbah’ın fedaileri kendilerini cennette sanmışlar ve orada olmak için her denileni yapmamışlar mıydı?

Tabularınız, tabularımız var, hayallerimiz de… Fiziksel dünya bizi boğduğunda kim/ne kazanır? Peki ya çocuğunuz bir yetişkine dönüştüğünde onun için kim/ne kazanır?

İyi seyirler, pardon düşünmeler dilerim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir